Beyond Green

Türkiye’nin karbon fiyatlandırma politikasında yeni bir dönem başladı. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS) Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik; sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasının yanı sıra Türkiye’de kurulacak emisyon ticaret sisteminin temel kurallarını belirliyor.

TR ETS Nedir?

Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), sera gazı emisyonlarına bir üst sınır getirilmesi ve bu sınır kapsamında oluşturulan emisyon tahsisatlarının alınıp satılabilmesi esasına dayanan piyasa temelli bir karbon fiyatlandırma mekanizmasıdır. Türkiye’de yürürlüğe giren sistemde bir tahsisat, bir ton karbondioksit eşdeğeri (tCO₂e) sera gazı emisyon hakkını temsil ediyor. Sistem, emisyon azaltımını ekonomik bir değere dönüştürerek daha düşük emisyon yoğunluğuna sahip üretim süreçlerini teşvik etmeyi amaçlıyor.

Türkiye ETS Pilot Döneminde Hangi Şirketler Kapsamda?

Karbon Piyasası Kurulunun KPK/2026/1 sayılı kararıyla TR ETS’nin pilot döneminin 2026 ve 2027 yılı emisyonlarını kapsayacağı kesinleşti. Pilot uygulamaya; elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinde faaliyet gösteren Kategori B ve Kategori C tesisler dahil edildi. Yönetmeliğe göre Kategori B, ihtiyatlı olarak hesaplanan yıllık emisyonu 50.000 tCO₂e’nin üzerinde ve 500.000 tCO₂e’ye eşit veya altında olan tesisleri; Kategori C ise yıllık emisyonu 500.000 tCO₂e’nin üzerinde olan tesisleri ifade ediyor.

KPK/2026/1 kararıyla bazı elektrik üretim faaliyetleri ile doğalgaz ve ham petrol iletimine ilişkin belirli ünite ve istasyonlar için pilot döneme özgü kapsam dışılıklar da düzenlenmiştir.

Pilot uygulamada önemli bir geçiş modeli benimsenmiş durumda. 2026 sistem yılında kapsamdaki işletmeler yalnızca raporlama yükümlülüğüne tabi olacak; fiyat mekanizması ise 2027 sistem yılı itibarıyla başlayacak. Pilot dönemde tüm sektörler için ücretsiz tahsisat oranı kıyas yöntemi kapsamında %100 olarak belirlendi. Ancak bu oran, bir tesisin gerçekleşen tüm emisyonlarının otomatik olarak ücretsiz karşılanacağı anlamına gelmiyor. Ücretsiz tahsisat miktarı; kıyas değeri, faaliyet seviyesi, ücretsiz tahsisat oranı ve ilgili sektörel katsayılar üzerinden hesaplanacak. Bu nedenle tesisin emisyon yoğunluğu ve üretim verisinin doğruluğu, tahsisat pozisyonu açısından doğrudan önem taşıyor.

Şirketler İçin İlk Kritik Tarihler

Pilot kapsamındaki işletmeler açısından ilk önemli adımlardan biri İzleme Metodolojisi Planının (İMP) hazırlanması. Yönetmelik, pilot dönemdeki işletmelerin ilk İzleme Metodolojisi Planlarını Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren iki ay içinde elektronik ortamda İklim Değişikliği Başkanlığına sunmasını öngörüyor. Mevcut takvime göre bu süre 27 Ekim 2026 tarihine karşılık geliyor; Başkanlığın gerekli görmesi halinde süreyi altı aya kadar uzatma yetkisi bulunuyor. Ayrıca EK-1 kapsamındaki işletmelerin her yıl bir önceki takvim yılına ait sera gazı emisyonlarını ve faaliyet seviyelerini 30 Nisan’a kadar raporlaması ve emisyon raporlarını Başkanlığa göndermeden önce doğrulatması gerekiyor. Dolayısıyla 2026 yılı yalnızca bir “bekleme dönemi” değil; 2027’de başlayacak karbon fiyatlandırmasının veri altyapısının oluşturulduğu kritik bir hazırlık yılı.

TR ETS ve SKDM Birlikte Değerlendirilmeli

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi, özellikle Avrupa Birliği ile ticaret yapan şirketler açısından Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) ile birlikte ele alınmalı. AB’de SKDM’nin mali yükümlülük içeren kesin dönemi 1 Ocak 2026’da başladı. Avrupa Komisyonu kurallarına göre, ithal edilen ürünlerin üretimi sırasında menşe ülkede etkin bir karbon fiyatının ödendiğinin kanıtlanması halinde ilgili karbon maliyeti CBAM yükümlülüğünün hesaplanmasında dikkate alınabiliyor. Bu nedenle Türkiye’de oluşacak karbon fiyatı; özellikle AB’ye ihracat yapan karbon yoğun sektörler için yalnızca ulusal mevzuata uyum konusu değil, aynı zamanda ihracat maliyeti, rekabetçilik ve karbonsuzlaşma stratejisi açısından da önem taşıyor.

Şirketler Bugün Ne Yapmalı?

TR ETS kapsamında yer alma ihtimali bulunan şirketlerin öncelikle tesislerinin faaliyet alanını, yıllık sera gazı emisyonlarını ve tesis kategorisini değerlendirerek kapsam analizi yapması gerekiyor. Kapsama giren işletmelerin emisyon ve faaliyet seviyesi verilerini mevzuata uygun biçimde izleyebilecek ve raporlayabilecek bir veri yapısı oluşturması, İzleme Metodolojisi Planını (İMP) hazırlaması ve verilerini doğrulamaya uygun hale getirmesi önem taşıyor. Pilot dönemde ücretsiz tahsisatın kıyas yöntemiyle belirlenmesi ve fiyat mekanizmasının 2027 sistem yılında başlaması nedeniyle işletmelerin kendi emisyon yoğunluklarını kıyas değerleri açısından değerlendirmesi ve olası karbon maliyetlerine yönelik senaryo çalışmaları yapması da ETS hazırlığının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Beyond Green Olarak Nasıl Destek Oluyoruz?

Beyond Green olarak, işletmelerin TR ETS’ye uyum sürecini tesis bazında ele alarak öncelikle kapsam ve kategori analizinin gerçekleştirilmesine, emisyon kaynakları ile faaliyet verilerinin belirlenmesine ve izleme-raporlama altyapısının oluşturulmasına destek oluyoruz. İzleme Metodolojisi Planının hazırlanması, veri eksikliklerinin ve iyileştirme alanlarının belirlenmesi ve emisyon verilerinin bağımsız doğrulama sürecine uygun hale getirilmesi çalışmalarını şirketlerle birlikte yürütüyoruz. Bunun yanında ücretsiz tahsisat ve kıyas performansını değerlendiriyor, farklı karbon fiyatı senaryolarının olası mali etkilerini analiz ediyor ve özellikle AB’ye ihracat yapan işletmeler için TR ETS ile SKDM arasındaki bağlantıyı birlikte ele alarak şirketlerin karbon fiyatlandırma sürecine hazırlanmalarına destek oluyoruz.

#TRETS #EmisyonTicaretSistemi #KarbonPiyasası #Sürdürülebilirlik #KarbonYönetimi #SKDM #CBAM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir